22 Mayıs 2017 Pazartesi

Avustralya'da Hangi İşlerde Çalıştım, Geçimimizi Nasıl Sağladık?

Gelmeden önce kafamızdaki en büyük belirsizlik kuşkusuz ne zaman kendi işimi bulurum, bu işi bulana kadar ne gibi geçici işler yapabilirim ve bu geçici işler geçinmemizi sağlayacak kadar para kazandırır mı sorularıydı. Bir yandan da gelmek için kalıcı vizeyi Türkiye'de beklemek yerine, geçici bir vizeyle gelip, burada bir süreliğine alıştığımızdan farklı şeyler yapıp, farklı deneyimler yaşamak istiyorduk. Farklı deneyimden neyi kastettiğimizi bilmemenin heyecanıyla...

Hocanın da dediği gibi bazen ne yapacağınızı bilemezsiniz :) 
Efendy Restaurant, Sydney, Avustralya
Bir an önce kalıcı vizeyi alma hedefini koyarak bu süreyi çok da uzatmamak gibi yerinde bir hedef koyduysak da her şey her zaman tam da istediğiniz gibi gitmeyebildiğinden bu süre uzadı. Neyse ki geçici bir işle bile belli bir ortalamada yaşama şansımızın olduğu bir ülkedeydik ve işimiz biraz daha kolaylaştı. Hatta geçici işle ortalama hayat yaşayabilme konusu, daha sonra hayal ettiğiniz işi bulduğunuzda kazanılan parayı sorgulamanıza sebep olabilir. Türkiye'deki benzer işlerdeki maaş farklarını düşündüğünüzde, e bizim oralarda bu fark daha fazlaydı neden kazancımı beşe katlamadım, ben şimdi diye düşünebilirsiniz :) Bence zaten aynı mantıkla, buradaki gençler de sanırım üniversite okumayı çok da olmazsa olmaz olarak görmüyorlar, tabi üniversite fiyatlarının da etkisi az değil. Neyse, eğitimi nasıl cazip hale getireceğini hükümet düşünsün.

Burda yaşadığımız en büyük şans, tam da bizimle aynı anda Deliveroo ismindeki, Asya kökenli bir Amerikalının 2012 yılında İngiltere’de kurduğu girişimin (start-up), 2015’te Avustralya pazarına girerek biz iki tane Türkün ülkeye ilk tutunma aşamasına aşırı yardımcı olmasına sebep olmasıdır. Tam da Avustralya gerçeği gibi, bir cümlede baya bir milletten bahsetmiş oldum. Deliveroo  özetle bizdeki Yemeksepeti olarak düşünebilirsiniz, tek ve en önemli farkı ise restoranların kendi kuryeleri yok ve bu hizmeti de Deliveroo bisikletli ve motorlu elemanlarıyla sağlıyor, müşteriden $5 teslimat ücreti ve restorandan komisyon alarak hayatını idame ettiriyor :)
Harbour Bridge fotoğrafı da eklediğime göre Sidney'e olan borcumu ödedim diyebilirim
Nedendir bilinmez, küçüklüklüğümden beri işe hep bisikletle gitmeye özenmişimdir. Son 5 yılda da yeni ve hızlı büyüyen bir start-up firmaya girip orda mesleğimi yapma isteğim vardı. Tabi ki bisikletçi olarak değil, IT’ci olarak yine. Dünyaya nasıl yoğun ve sürekli bir enerji gönderdiysem uzunca bir süre bisikletle işe gidip, hatta işte bile bisikletten inmeyip bir start-up firma için çalıştım. İstediğim tam olarak bu muydu, hayır :) Ama hayalimdeki start-up’a dipten de girsem hep keyif alarak yaptım ve hiç bir sabah ayaklarım geri geri gitmedi. Steve Jobs’tan duyduğum “ya işini sev ya sevdiğin işi yap” sözünü birebir yaşayarak önemini daha iyi hissettim. Tabi ki bu iş kısa vade için çok iyi bir çözüm olsa da, yıllık izin, hafta sonu tatili, hastalık izni gibi yan hakları olmadığından ve çalışmadığın her an eksik maaş alacağını bilme stresinden dolayı geleceği olan bir meslek değildi. :) Bir de ben başladığımda firma ülkede yeniydi, çalışanı ve siparişi nerdeyse yoktu. Dolayısıyla bisikletçilere saatlik ücret vermek durumundalardı. Günde 10 saat çalışıp, sadece 1-2 bazen de sıfır siparişle geçirdiğim günler çok oldu :) Şu an ise işler aldı başını yürüdü ve sipariş başına ücret ödemeye başladılar. Dolayısıyla eski günlerdeki gibi yatarak para kazanmak artık yok, tekerin akşama kadar dönmesi gerekiyor. :)
Kelimenin tam anlamıyla, yatarak:)
Bir diğer hedefimiz ise kalıcı vize için gereken IELTS puanını almaktı tabi ki. Türkiye’de Work and Holiday vizesi için sınava girmiştik ve yetecek puanı almıştık ancak bu puan kalıcı vize için yeterli değildi. “Avustralya’ya gidince kolayca alırım yaa, zaten dil en iyi yerinde geliştirilir” diye düşünüyordum ama bir gerçekle daha karşılaştım ki, dil nerede olursanız olun ciddi anlamda kullanılarak geliştiriliyormuş. İsterseniz kraliçenin sarayında yaşayın, kullanmadığınızda o iş biraz zor. Yaptığım iş gereği, ya da yapmadığım mı demeliyim :), kendi işimin patronu olduğumdan tüm gün ingilizceyi pek kullanmadım, doğal olarak Uzaktaki Minik Kız’la da kendi aramızda Türkçe konuştuğumuzdan tek çare Deliveroo işindeki uzun boşluklarımda harıl harıl IELTS çalışmaktı. İş oldukça da, bisiklet sürerken kulaklıkla dinleme pratikleri yapmaktı. Evde olsam bu kadar çalışacak zamanım olmazdı sanırım, bu sebeple Deliveroo işinin ikinci büyük avantajını IELTS’ime yaptığı katkı olarak görüyorum.

Sipariş beklerken IELTS çalışmaca
Buraya kadar biraz Deliveroo virali gibi olduğunun farkındayım. O halde 2 gün yaptığım ikinci, sonrasında da yaklaşık iki ay yaptığım üçüncü işime geçeyim. Work and Holiday vizesi gereği bir işverene bağlı olarak 6 ay çalışabildiğinizden, 6 ayın bitmesine yakın bir mutsuzluk çöktü. Normal plan bu süre zarfında vizemizi alıp kendi işimi bulmaktı. Oysa ki bu beklemenin bir altı ay daha süreceğinden haberim yoktu :) Gördüğüm her türlü işe başvurdum. Burda hotel denilen, aslında restoran ve bar konseptindeki yerlerden biri aradı. Yeni açılacaktı ve bir çok pozisyon için adam arıyorlardı. Arayan kişi ne gibi işler arıyorsun dediğinde, hangi başvurum için aradıklarının da tam farkına varamamam sebebiyle, aklım IT başvurularıma gitti ve aradığım IT pozisyonlarından bahsettim :) “Dostum bizde o işlerden yok” dedi şef. Meğerse otele kitchen-hand yani bulaşıkçı aranıyormuş :) Olsun dedim bir deneyeyim, hayatta her şey tecrübe. Bulaşık yıkama işi deyip geçmeyin hafta içi saatlik $22.24, Cumartesi $26.69, Pazar ise $31.13 veriyorlardı ama maalesef ilk gün pes etmemle sonuçlandı. İş tahmin ettiğim gibi yemek artıklarıyla dolu pis bir iş değildi, sadece boş tabaklar geliyordu ve tazyikli su tutup makinaya diziyordum ama bir günde oturmadan 500 tabak çanak yıkadığınızı düşünün. Bisiklet işini tekrar güzelliklerle anıp otelle vedalaştım.

Bana eyvallah...
Sıradaki iş uzun süreli Asya tatilimiz öncesi 1-2 ay süreyle yapacağım Gozleme Co işiydi. Uzaktaki Minik Kız’ın torpiliyle içerden CV’mi verdim ve 1 gün içinde işi kaptım :) Bulaşık işine göre mükemmel olsa da bisikletle kıyasladığımda hoşuma gitmemişti o kadar da. Yine de güzel tarafları yok değildi, mesela bazı günler sabah gidip dükkanı Uzaktaki Minik Kız’la açıp akşam yine ikimiz kapatıyorduk ve güzel bir işletme tecrübesiydi. Gözlemenin hamurunun hazırlanmasından pişirmesine, sipariş ve stok takibinden satışına kadar dükkan bizim gibiydi. Bir kısmının ramazana denk gelmesi sebebiyle dükkanı kapattıktan sonra gözlemeyle iftar yapmamız, gözleme ızgarasında iftar için gözleme hamurundan bazlama yapmam ve balık kızartmam, sonrasında da tüm AVM’nin duman altı olması falan güzel şeylerdi sonradan düşününce. :)
Türk mutfağını neşeyle temsil eden ben:)
Gelelim 4-5 aydır yaptığım asıl işime. Avustralya'ya gelme planı yaptığımız günden beri belirli aralıklarla düzenli olarak iş başvuruları yapmaya başlamıştım. Türkiye’de olduğumuz sürede hiç bir firmadan yanıt almadım. Sidney’e geldikten sonra ise Work and Holiday vizemiz varken geri dönüş yapan firma sayısı beşi geçmemiştir sanırım. Bunlar içinden de sadece iki tanesi ile yüz yüze mülakat yapma şansım oldu. Yani eğer uzun süreli bir vizeniz yoksa, futboldaki tabirle anlatacak olursam bulduğunuzu atacaksınız. Daha sonra farkettim ki her bir ilana, ülke içinden dışından, vizeli vizesiz yüzlerce kişi başvuruyor. Uzun süreli ve çalışma koşulu olmayan bir vizeniz yoksa kafadan elenme riskiniz yüksek. Sponsorunuz olup bunları hiç kafasına takmayan firmalar tabi ki var, orda maharet biraz size kalmış. Onun sırrı bende yok :) 

Oturum vizemiz henüz çıkmayınca biz:)
Vize için daveti alıp, evraklarla başvurumuzu yaptıktan sonraki bekleme aşamasında artık CV’min en tepesine vize durumu olarak ‘Australian Permanent Resident’ yazmaya başlamıştım. Bunun sonucu olarak gördüm ki yağmasa da damlamaya başlayan geri dönüşler olmaya başladı. Nihayetinde vizemizin çıkmasından kısa bir süre önce -köprü vizem gereği artık çalışma iznim bir süredir sınırsızdı- Avustralya'nın TRT’si diyebileceğim ABC firmasında işe başladım.

ABC Genel Müdürlük Binası, Avustralya
ABC’deki iş görüşme sürecim de aslında kendi başına kısa bir yazı konusu olabilir ama özetle 2 farklı yönetici ile iki farklı takım için birbirinden bağımsız süreçlerde görüştüm. İlk görüştüğüm kişi söz verdiği sürede geri dönmeyince “ne oldu abi bizim iş” diye tüm cesaretimi toplayıp aradım. Bana o gün son iş günü olduğunu, şirketten ayrıldığını ama merak etmemem gerektiğini çünkü ismimi İnsan Kaynaklarına verdiğini iletti. Tabi bu işi koca şirkette kimse sahiplenip takip etmediğinden, bizim iş yalan oldu. Neyse ki daha sonra da şimdiki yöneticimle başka bir ekip için görüşme yaptım ve bu da olumlu geçti. O dönem iki farklı işten iki kere kabul almış hissi yaşamadım değil.

Bu sefer hobi olarak bisiklet
Türkiye’deki iş ortamına kıyasla Avustralya'daki iş ortamında neler değişik?

Şu ana kadar sadece bir firma görmüş onu da sadece 4-5 ay görmüş biri olarak sadece ilk izlenimlerimi belirteceğim. Belki de iki sene sonra bu kısmı okuduğumda bir çoğuna katılmayabilirim :)
  • İşler yetişmezse erteleniyor, çok dert edecek bir şey yok :)
  • Şirkette çoğunluk telefonuna e-mail almıyor, ben ilk hafta hemen kurulum yapmıştım ve sonradan bunu gören üç farklı kişi "aa neden telefonuna e-mail alıyorsun ki, nasıl kurdun,  ne gerek var" diye şaşırdı. Alışkanlık işte...
  • Çoğunlukta masa üstü bilgisayar var, şirket dışındayken uzaktan bağlanma adeti yok. 5:30’dan sonra sen sağ ben selamet.
  • Şirket servisi kültürü yok, herkes bir şekilde işe ulaşıyor.
  • Öğle yemeğini insanlar çok yüksek oranda evden getiriyor, şirketteki mikrodalgalarda ısıtıp yiyor. Herkes esnaf lokantası hasreti çekiyor :)
  • Mesainin 1 saatini kahvaltıda geçiren, öğle yemeğini 2 saate uzatan pek gözüme çarpmadı. Uzun uzun sigara molası veren de görmedim, sigara içme oranı baya düşük.
  • Haftalık çalışma saati 38 saat. Şirketten şirkete değişiyor olabilir.
  • Ülkede silinmeyen ve her sene üzerine eklenen hastalık izni diye bir şey var sanırım. Hayatımda görmediğim kadar hastayı son 5 ayda gördüm. Ertesi gün size kimse nasıl oldun kardeşim diye sormuyor. Ya umursayan yok ya da herkes herkesin sağlıklı olduğunun farkında:) Ben Cuma ve Pazartesi günleri hasta olmayı çok zekice buluyorum.
  • Şirkette her ülkenin her köşesinden insan görmeniz, her türlü aksanda ingilizce konuşan insanla karşılaşmanız mümkün. Bizim kattan örnek verecek olursam; İngiltere, Hindistan, Vietnam, Ekvador, Lübnan, Brezilya, Bangladeş, Kanada, İran, Yunanistan, Çin ve Endonezya’dan insanlar var. Bu saydıklarımın bir kısmı da aslında doğma büyüme buralı. Bu kadar ülke duyunca katta 1000 kişi var sanmayın, 30-40 kişiyiz :)
  • Bazı firmalar iş ilanlarında çeşitliliği çok desteklediklerini vurgulayıp, hangi ırk, din ve cinsiyetten olursanız, cinsel tercihiniz ne olursa olsun başvurun gibi maddeler ekliyor.
  • Aborjin ya da Torres Adalı (eski GS’li basketbolcu Nathan Jawai’nin memleketi) iseniz, yani öz Avustralıysanız, şirketlerde size özel kontenjanlar var. Hadi iyisiniz :) Başvuru sırasında bir çok şirket bu soruyu soruyor.
ABC, Sidney, Avustralya
Geriye dönüp baktığımda görüyorum ki; bir hedef için yola çıktığımızda her şey önceden planladığımız gibi harfi harfiyen yürümese de, planlarımızda esnek olup küçük değişiklikler yaparak nihayetinde hedeflediğimiz yere ulaşmamız mümkün. Bence en güzel kısmı ise, mutluluğu hedefe ulaşmanın hazzı olarak görmeyip hedefe ulaşana kadar geçen yoldan keyif almak. Hedefe ulaşıldığında ise yeni bir hedef koyup aynı keyifle o yeni yola devam etmek...

"Uzaktaki Minik Çocuk:)"

40 yorum:

  1. İnsana cesaret veren bir yazı daha :) Güzel tecrubelerinizi bizlerle paylaştığınız için çoook teşşekkürler..Orada yaşayıpta aman gelmeyin burası çok sıkıcı çok pahalı burda hayat yok diyip hem cesaretimizi kıran hem de hala orada yaşamaya devam eden insan topluluğu bir hayli çoğunlukta :) Oysa ben yazılarınızı okurken cesaret ve ilham alıyorum.Sayenizde.. Hoşçakalın..
    Öznur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzaktaki Minik Çocuk22 Mayıs 2017 21:37

      Teşekkür ederim yorumunuz için :) Herkes kendine göre haklı olabilir, içinizden geleni yapmanız bence en iyisi olur..

      Sil
  2. Çok güzel yazmışsınız :). En beğendiğim yazı bu oldu haksızlık olmasın uzaktaki minik kıza ama ben bu yazıyı içerik olarak çok beğendim :).

    Şu anda GSM brisbane' den grant bekliyorum bende gerçekten bekleme kısmı çok zor bakalım önümüzdeki süreç neler gösterecek umarım bizim hayatımızda sizinki gibi yoluna girer olumlu bir şekilde.

    Yazı için teşekkürler ikinizede :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzaktaki Minik Çocuk22 Mayıs 2017 21:40

      Çok teşekkürler, beğenmenize sevindim :) Beklemek sinir bozucu olabiliyor ama sonrasında hemen unutuyorsunuz beklediğiniz dönemi :)

      Sil
  3. Ya şu yazı o kadar faydalı oldu ki anlatamam. Kafamdaki 40 tane soru işaretinin yarısı gitti diyebilirim. Eğer mümkünse aklıma takılan bir iki küçük soruyu sorabilir miyim?

    1) Henüz Türkiye'deyken iş başvurularına başlamıştım demişsiniz. Böyle bir şey mümkün mü? Yani Avustralya'ya varmadan iş bulma gibi bir konu var mı? (Kendi işimiz: mühendislik, IT, programmer vs.)

    2)Kalıcı vizeyi aldıktan sonra herhangi bir işlem yapmadan, direkt Türkiye'deki diplomamızla, Avustralya'daki kendi işimize başvuruda bulunabiliyor muyuz? Mesela ben makine mühendisiyim, geldim, 6 ay geçici işlerde çalıştıktan sonra kalıcı vizemi aldım, bu vizeyi aldıktan sonra direkt makine mühendisi iş ilanlarına başvuruda bulunabiliyor muyum? Yoksa yapmam gereken işlemler var mı? Denklik gibi?...

    Cevabınız için şimdiden teşekkürler, huzurlu ve mutlu bir hafta diliyorum her ikinize :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzaktaki Minik Çocuk22 Mayıs 2017 21:47

      Tabi ki mümkün, istediğiniz yerden istediğiniz ilana başvurabilirsiniz ama tabi ki uzun süreli bir vizeniz yoksa baştan değerlendirmeye alınmamanız çok yüksek bir ihtimal.

      En çok dikkat ettikleri kısım uzun süreli çalışma izni. Bu izniniz varsa gerisi Türkiye'deki gibi. Başvurduğunuz iş için görüşmede kendini beğendirmeniz yeterli. Diploma onlar için çok önemliyse sorabilirler. Ama alakasız bir şey okuduğunuz halde çok iyi developer'sınızdır, hiç umurlarında olmaz diploma ya da mesleki denklik.

      Sil
  4. Keyifle okudum, 4. iş olarak blog yazarlığı da yapabilirsiniz, sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzaktaki Minik Çocuk22 Mayıs 2017 21:48

      Çok teşekkürler, yazma konusunda iyi değilimdir aslında ama yaşadıklarımı anlatınca yazabildim bir şeyler :)

      Sil
  5. Gerçekten güzel bir yazı çeşitli ufuklar, bilgiler ve hatta eğlençeli bile kalmak belji olmaz amma turist ılarak gelmek isterim oralara :). Yazının devamını kesinlikle beklerim minik ailenizin bizlere katkısından dolayı teşekkür ederim. Geleçeğinizin gönlünüzce olması dileğiyle. İnstagram takipciniz bayram.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzaktaki Minik Çocuk22 Mayıs 2017 21:50

      Çok teşekkürler temenniniz için. Yazıyı beğenmenize sevindim. :)

      Sil
  6. Okundu ve emin olundu ki sizin ailede iyi yazma ırsi����Uzaktakiminikcocuğun ve sizin ellerinize sağlık Efendim yine çok hoş ve işlevsel bir yazı olmuş. Kısa süre sonra work and holiday ile oraya gelecek biri olarak başlangıçta iş bulmak beni en çok düşündüren konuydu.. Gördüm ki gayet rahat bir şekilde/bir şekilde halledilebiliyormuş. Ellerinize sağlık. Bu güzel yazı için çok Teşekkür ederım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzaktaki Minik Çocuk22 Mayıs 2017 21:54

      Geçici iş bulmak gerçekten çok zor değil diyebilirim, tabi ki beklentinize bağlı olarak :)
      Ama kafanızda belli bir iş varsa ve kendi mesleğinizde iş bulmak istiyorsanız çok da kolay olmayabiliyor.

      Sil
  7. Merhaba UMÇ(Sanırım artık sorulara bu yazı için sen cevap vereceksin...)
    Ielts'teki yazıdan hatırladığım kadarı ile yazı yazmayı çok sevmiyordun ama bence bu yazı çok ama çok başarılı ve akıcı ve SAMİMİ... Burada oraya gelmemiş insanların orası ile ilgili tek bakış açısı İMKANSIZ... Kötü enerji yayıyorlar sürekli...Neyse? Sizin adınıza çok sevindim. Mutluluğunuz bizler için de umut dolu bir geleceğe inanmamız için tetikleyici cidden... Konu dışına çıkmadan bir sorum olacak. Ben yeni mezun mühendis vizesine diplomamı alınca başvuracağım. (476) Aklıma takılan ise tecrübe olmadan direk gelecek olmam sence bir sıkıntı olur mu? 18 ay ve çalışma izni tanıyor tamamen... İnternetten ilanlara baktığım zaman birçok ilanda ortaklaşa yazan çalışma izni içeren bir vize sahibi olması tercih sebebidir tarzında olması. Makine müh. bölümünden mezun olacağım. Ancak ek olarak web developer alanı ile ilgileniyorum. Aslında asıl istediğim alan. Bu alanda lisans mezunu değilim buna takılıyorlar mı yoksa daha çok yeteneğimizle mi ilgileniyorlar? 1 senelik kira paramı biriktirdim.(Oda kirası tabikide). Bu bir survivor biliyorum. Herkes mücadelesini verip ayakta kalmak zorunda. Acaba şartlar farklı olsa idi UMK ile 476 alıp bu maceraya o zaman atılır mıydınız? Şimdiden cevap için teşekkürler... Kendinize çok iyi bakın. Ve iş hayatında başarılar... Arada yazı sürprizi güzel olur. Görüşmek dileğiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzaktaki Minik Çocuk22 Mayıs 2017 22:12

      Teşekkür ederim beğendiğiniz için.

      Aslında bizim geldiğimiz vize Mezun Mühendis Vizesinden daha kısa süreli ve daha az çalışma hakkı olan bir vize. Dolayısıyla Mezun Mühendis Vizesi ile de gelirdik diyebilirdim.

      Onun dışında v,ze 1.5 yıllık olsa da ve sınırsız çalışma izni verse de mühendislik ya da developer olarak iş bulmanız çok kolay olmayabilir. Tabi ingilizce seviyeniz ve developer'lık seviyeniz çok önemli, belki de çok kolay bulabilirsiniz. Ben ortalama bir insan için kolay olamayabileceğini düşünüyorum.

      Web developer'lık bence güzel bir hedef, şu ana kadar bende oluşan algı burada baya ihtiyaç olduğuna dair. İlanlara göz attığınızda da fark edebilirsiniz. Ama tabi gelmeden altını doldurup, bir kaç bir şey geliştirmek gerekir,iş görüşmelerinde elinizi kuvvetlendirir.
      Bir developerın bence en büyük silahı daha önce geliştirdikleri :) Az tecrübeli birini arıyorlarsa da zaten dünyayı geliştirmiş olmanızı beklemezler diye düşünüyorum.

      Sil
    2. Bende bu 6 aylık beklemeyi farklı teknoloji eklentilerini bir araya getirerek geçirmeyi düşünüyorum. Daha iyi kod yazmak için daha çok kod yazmak zorundayız neticede... İş ilanlarına baktığımda stajyer modunda da çok aranılan kişi var. Zaten öğrenmem gereken konuları iş ilanlarına göre belirledim. Umarım güzel olur. Aslında danışmanın muhtemelen bu sizin görüştüğünüz kişi staj programı ayarlama konusu da var. Onu da düşünmüyor değilim. Biraz akışına bırakmak en iyisi sanırım... Çok teşekkürler...

      Sil
  8. Haaaaah seninlede tanıştık. Tamaaam artık gerçekten aile olduk :)
    Seviliyorsunuz uzaklardaki minik aile :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzaktaki Minik Çocuk22 Mayıs 2017 22:16

      Teşekkür ederiz :)

      Sil
  9. Uzaktaki Minik Cocuk :) O değilde bu yazı gerçekten iyi olmuş, devamını da bekliyoruz ! :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzaktaki Minik Çocuk22 Mayıs 2017 22:14

      Haha:) Teşekkür ederim. Valla benim hikayem şimdilik bu kadar ama seneye belki tekrar bir şeyler yazabilirim.

      Sil
  10. Yazı işlerine hep UMK baktığından biz seni pek de yazamaz zannederdik UMÇ. Kaldı ki kadınlar konusmak gibi yazmayı sever, erkekler ise sevmez derdim ama çook yanılmışım. Okurken çok eğlendim. Yazmaya devam et bence :)

    Şu da var yanında çok güçlü bir kalem varken bir şeyler kapmamak imkansız olurdu. İyi ki varsınız uzaktaki yakınlarımız :)

    Çok samimi gayet profesyonel ve yine bir solukta okunan bir yazı olmuş. En çok da beraber gülümseyen fotografınıza bayıldım. Aşamayacağınız engel yok diye bağırıyor.

    Sağlıkla, huzurla. Ankara dan sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzaktaki Minik Çocuk22 Mayıs 2017 22:18

      Çok teşekkürler.
      Başımdan geçenleri anlatınca çıkıverdi, ikinci bir yazı zor çıkar :)

      Sil
  11. Blog yazarliginda ailece favorim oldunuz:) Is ortami kiyaslamasi maddeleri icin ayrica tesekkur ederiz harikalar. Uzakta olmaya niyetli baska bir kiz ve cocuk icin merak konusuydu. Ozellikle cep telefonuna mail almama maddesi Avusralya sevgimi attirdi:) Basarilar & mululuklar diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzaktaki Minik Çocuk22 Mayıs 2017 23:39

      Teşekkür ederiz. O madde diğer şirketlerde ne kadar yaygın bilmiyorum ama kafa rahatlığı sağladığı kesin :)

      Sil
  12. merhaba uzaktakiminikaile:)
    Her yazinizi keyifle okuyorum ve ielts calistigim su gunlerde bana oldukca moral oluyor. hersey yolunda giderse biz de ailecek ekim ayinda melbourne da olacagiz ve meslegim olan dişhekimliği için denklik almaya çalışacağım. size sorum etrafinizdaki arkadaslarinizdan saglik alaninda denklik alan oldu mu? bu konuyla ilgili bir röportajiniz olsa super olurdu:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar☺️ Umarım her şey yolunda gider sizin için🙏 Maalesef sağlık alanından gelip denklik alan kimseyi tanımıyorum, o kadar fazla soru alıyorum ki, tanımayı da çok istiyorum açıkçası.. Siz gelene kadar belki bulurum böyle birini☺️ Size mutluluklar ve kolaylıklar diliyorum, Avustralya'da görüşmek üzere 🙋🏼

      Sil
  13. Yazinizi keyifle okudum, tesekkur ederim. Is yerlerinin Aborjinlere ayrilmis kadrolari oldugundan bahsetmissiniz, bu konuda bir sorum olacak. Gecende sirf genetik kokenlerime dair meraktan bi dna testi yaptirdim, %25 aborjin geni tasidigimi ogrendim. Meger bizim Misirli sandigimiz dedemiz Anaiwan aborjinlerindenmis. Bu durumda benim bu ozel kadrolardan yararlanma sansim olur mu? Cevabiniz icin simdiden tesekkur ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzaktaki Minik Cocuk23 Mayıs 2017 17:07

      Oncelikle dedenizin aborjin oldugunuzu ogrenmenize cok sevindim. Yazarken amacim tam da buydu, bir Aborjine bile yardimci olabilsem ne mutlu bana diye dusundum.
      Bildigim kadariyla fiziksel olarak da biraz andirmak gerekiyor kadrolardan yararlanabilmeniz icin. Dedeniz asagidaki arkadasa benziyor muydu?

      https://pnr-thepickandroll.netdna-ssl.com/wp-content/uploads/2014/10/nathan_jawai02_opt.jpg

      Sil
    2. Ben daha çok o arkadaşa benziyorum. Dedem daha çok şöyleydi:

      https://www.google.com.au/imgres?imgurl=https%3A%2F%2Fscontent-cdg2-1.cdninstagram.com%2Ft51.2885-15%2Fe15%2F10533592_757806654242339_506064546_n.jpg&imgrefurl=http%3A%2F%2Fwww.imagala.com%2Ftag%2Faborgin&docid=Otjxxt8S_J7pkM&tbnid=EhHzavXIvxWqpM%3A&vet=10ahUKEwiE1cO-gobUAhVBoJQKHeSyCygQMwhoKDowOg..i&w=640&h=640&itg=1&bih=638&biw=1366&q=aborgin&ved=0ahUKEwiE1cO-gobUAhVBoJQKHeSyCygQMwhoKDowOg&iact=mrc&uact=8

      Sil
  14. Merhaba minik çocuk, çok keyifli ve samimi bir yazı olmuş eline sağlık. İnsanın okudukça içini açan şey sizin hayata bakış açınız olsa gerek...
    Yazmaya devam, sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzaktaki Minik Çocuk23 Mayıs 2017 23:01

      Çok teşekkürler :)

      Sil
  15. Cok basarili, sevimli, icten ve eglendirici bir yazi olmus tebrikler. Blog'unuzu bana burayla ve vizeyle ilgili soru soran herkese oneriyorum. Cok aciklayici ve net. Onlar adina da tesekkurler. Minik kiza da Melburn'dan sevgiler. Hersey her zaman gonlunuzce olsun pozitif minik aile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzaktaki Minik Çocuk23 Mayıs 2017 23:05

      Çok teşekkürler. Pozitif olduğumuzu düşünmeniz sevindirici :)

      Sil
  16. Merhaba,

    Türkiye den evinizi taşımayı düşündünüz mü? Evi komple taşıyam var mı çevrenizde? Bu konuda bilgi ve önerilinizi paylaşırsanız çok sevinirz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzaktaki Minik Çocuk23 Mayıs 2017 23:08

      Merhaba, hiç düşünmedik, taşıyan biriyle de karşılaşmadım şu ana kadar.
      Yenilerini almaktan daha pahalıya mal olabilir.

      Sil
  17. Abi cok guzel yazmissin eline saglik da son calistigin sirketteki maasini belirtmemissin? Onceki ise gore nasil maas? saatlik mi kazaniyorsun yine? Is zor mu? Yoksa severek mi yapiyosun? Para biriktirebiliyo musun?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar☺
      Kurumsal şirketlerde daha çok yıllık bir maaş üzerinden anlaşılıyor. Zaten sevmediğimiz işlerde ve şartlarda çok fazla bulunmadığımızdan şimdilik her şey yolunda:) Teşekkür ederiz yorumunuz için.

      Sil
  18. Merhaba, güzel yazınız için teşekkür ederim. Sormak istediğim soru şu: kira ücretleri min. 350-400 aud den başlıyor. aynı şekilde elle tutulur bir ev için 300.000 aud yi gözden çıkarmak gerekiyor. oraya göç etmeyi düşünen biri olarak bu rakamlar gözümüzü çok korkutuyor. bununla ilgili yorumunuz ve tasarrufunuz nedir acaba. orda eşlerden biri çalışarak bu rakamları ödemek mümkün müdür. şimdiden teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, bu konuyu tamamen kapsayan ayrıca bir yazım mevcut, işinize yarayabilir☺ Sevgiler..

      https://uzaktakiminikkiz.blogspot.com.au/2016/10/avustralyaya-goc-maddi-konular-ile.html

      Sil
  19. Harika harika harika. Hem çok yararlı hem de çok umut verici bir yazı olmuş. İyi ki varsınız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederiz, siz de iyi ki varsınız:)

      Sil