1 Aralık 2016 Perşembe

Avustralya'ya Geldiğinizde Sizi de Şaşırtacak İkinci 25 Gerçek!

Avustralya'ya ilk geldiğimde beni şaşırtan 25 gerçek yazımı yazarken hem çok eğlenmiş, hem de bir çok maddeyi elemiştim yazının çok uzun olmasından korkarak. Sizin de benim gibi, bu tip karşılaştırmaları sevdiğinizi görünce, bir önceki yazımda elediğim ve sonradan da aklıma gelen maddelerle ikinci bir şaşırma listesi oluşturmaya karar verdim:)

Eğer ki bu Avustralya nasıl bir memleket, ülkemizden ne farkı var, eğer bir gün gidersem beni neler şaşırtır diye düşünüyorsanız Avustralya'ya Geldiğinizde Sizi de Şaşırtacak İkinci 25 Gerçek Listeme hoşgeldiniz:)


Jacaranda Ağacı, University of Sydney

1. Avustralya ve sahte UGG bot sorunsalı! Hepiniz kesinlikle rastlamışsınızdır bu pofuduk, ayakları bir koyunun gövdesine sokmuşçasına ısıtan ve rahat ettiren Avustralya üretimi botlara.(Bu sıcak memlekette bu botları üretmeyi nasıl akıl ettiler bu da ayrı bir soru işareti:)) Ülkeye geldiniz ve eşiniz dostunuz sizden UGG bot istedi, sakın ola ilk gördüğünüz mağazaya dalıp bir bot alıp çıkmayın.. Şöyle söyleyeyim, Sydney'deki UGG mağazalarının %90'ı bizim çakma diye tabir ettiğimiz cinsten. Peki nasıl ayırt edeceğim derseniz çok kolay. Botun satıldığı mağazanın orjinallik yeminleriyle dolu tabelaları yerine, bot üstünde "UGG Australia" yazmasına dikkat edin yeter:)

UGG Australia, Queen Victoria Building

2. Avustralya üretimi demişken, bir diğer konu da Avustralyalıların kendi ürettikleri her şeyle gurur duymaları! Elbette bir ülkenin kendi ihtiyaçlarını kendi kendine giderebilmesi hoş bir şey ama ürettikleri her şeyin üzerine ürettik ve bununla gurur duyuyoruz söylemindeki yazıları beni oldukça şaşırtmıştı.

Havlusun sen, ne gururu?

3. Sefertası geleneğini yaşatıyor olmaları! İster büyük bir şirkette beyazyakalı olarak çalışın, isterseniz bir inşaatta yük taşıyın ya da bir dil okulu öğrencisi olun hiç fark etmiyor, eğer Avustralya'da yaşıyorsanız, öğle yemeğinizi yanınızda getirmeniz şart! İnsanları evden yemek getirmeye teşvik etmek için, pek çok işyerinde veya okulda mikrodalgalar bulunuyor ve öğle vakti gelince herkes sefertasını kapıp en yakın mikrodalgaya koşuyor:)

4. Maalesef ki obezitelik sınırındaki insanlar! Bu durum tam bir kafa karışıklığı, çünkü bir yanda ülkenin her yerinde sağlıklı beslenmeyle ilgili biliçlendirme çabaları, parklarda bahçelerde yapılan sportif aktiviteler, yiyeceklerin üzerlerindeki uzun bilgilendirme yazıları, diğer tarafta da Amerikan halkını çok da aratmayacak şişmanlıkta çocuklar, gençler, orta yaşlılar.. Öğle yemeklerini de evden kendileri getirdiklerine göre, bu insanların bu kadar şişmanlamasına ne sebep oluyor henüz bulamadım:(

5. İsmi "Hotel" olan, tarihi görünümlü barlar! Bu benim yaşadığım en büyük şaşkınlıklardan biriydi, siz yaşamayasınız diye hemen paylaşıyorum:) Sokağa çıktınız ve neredeyse her sokakta en az bir tane hotel mi gördünüz? Hiç şaşırmayın:) Buralar her yaştan insanların gelip içkilerini içtikleri, makinelerde ufak kumar oyunları oynadıkları barlar, eğer ki yatacak yer ihtiyacınız varsa, çoğunda böyle bir imkan bulunmuyor, haberiniz olsun:)

Newtown Hotel

6. İçkini kendin getir konsepti (Bring your Own)! Bu konsept ülkemizde var da ben mi rastlamadım, yoksa buraya özgü mü bilmiyorum ama eğer ki bir restaurantta "BYO" ibaresi yer alıyorsa, bu demek oluyor ki, bizden içki alıp kazıklanmak zorunda değilsiniz, marketten yarı fiyatına aldığınız içkileri ufak bir servis bedeli karşılığında içmenize izin veririz:)

7. Bahşiş sorunsalı! Burada bahşiş gerçek anlamda bir sorun, tabi ki bahşiş vermek istiyorsanız:) Türkiye'de bir restaurantta yemek yendikten sonra, içine para koyana kadar önünüzden asla alınmayan o kapaklı deri dosyalar, kutular, burada adeta içine para koymayalım diye büyük bir hızla önümüzden kaçırılıyor:) Tabi ki bahşiş vermek isteyenler için kasa yanında bahşiş kutuları yer alsa da, Türkiye'deki gibi masada bahşiş verme olayını, Sydney'de unuttuk desek yeridir:)

8. Her şeyin haftalık olması! İlk geldiğim günlerde bir şok da bu yüzden geçirmiştim:) Haftalık ödenen kiralar, maaşlar kafamı o kadar karıştırmıştı ki, günlük bir beyin jimnastiği olarak her rakamı 4 ile çarpıp aylığa çeviriyordum:) Şu an buna çok alışmış olup, zaten hep böyle yaşamışım gibi hissetsem de, ilk geldiğinizde sizin de buna çok şaşıracağınıza eminim.

9. Üzücü bir şaşkınlığı da size evsizler yaşatacak! Özellikle şehrin bazı semtlerinde, yürüdüğünüz her adım başında eşyaları, kitapları ve yataklarıyla adeta kendilerine sokakları ev haline getirmiş pek çok evsizle karşılaşmanız mümkün..



10. Avustralya'da alışveriş yapmak için girdiğiniz marketlerde de ufak çaplı bazı şaşkınlıklar yaşamanız mümkün:) Benim yaşadığım ilk şaşkınlık, marketlerin bir kısmında tam girişe, "sadece çocuklar için" yazan bir stant kurup buraya elma, muz, armut gibi çocukların alışveriş sırasında yiyebilecekleri ve oyalanabilecekleri bedava meyveler koymaları olmuştu.

Woolworths Wolli Creek

11. Alışverişte yaşamanız muhtemel bir diğer şaşkınlık da, aynı ürüne gündüz ve akşam saatlerinde farklı fiyatlar istemeleri olacaktır. Günlük üretilen pastalar, dilimlenmiş meyveler ve sandviç gibi gıdalar akşam fiyatlarında büyük bir indirim oranıyla neredeyse bedavaya satılıyor:) Bununla da bitmedi, son kullanma tarihine bir kaç gün kala, et, balık, süt gibi ürünleri de yarı fiyatının altına bulmanız her daim mümkün.

12. Süpermarketlerden nakit para çekme! Benim ilk öğrendiğimde ufkumu iki katına çıkaran uygulama da kesinlikle bu olmuştu:) Alışverişinizi yapıp kasaya gittiğinizde kasiyere ben 20 Dolar da nakit istiyorum diyebilir ya da kendin öde kasalarından bunu kolayca kendiniz de çekebilirsiniz. (Komisyonsuz olduğunu eklememe gerek var mı:))

13. Kütüphaneler ve kütüphanelerdeki çocuk oyun bölümleri! Neredeyse her semtte bir kütüphane olması ve bu kütüphanelerin halk tarafından aktif olarak ziyaret ediliyor olması benim için yeteri kadar şaşırtıcıyken, kütüphanelere çocuklarıyla giden aileler görmemle şaşkınlığım oldukça artmıştı. Kütüphane ortamına alıştırmak ve kitap kokusunu sevdirmek için, kütüphanelerde daha yaşına bile girmemiş bebeklerden, yeni yürüyen çocuklara ve okumayı sökmeye çalışanlara kadar her türlü çocuğun ilgisini çekecek bir oyun ve kitap alanı yer alıyor!

14. Güneş kremi çılgınlığı! Bir Avustralyalı ıssız adaya düşse yanına alacağı ilk şey parmak arası terlikse ikincisi kesinlikle güneş kremi olur. Güneş kaynaklı cilt hastalıklarından uzun süredir muzdarip olan Avustralyalıların abartı derecede güneş korumasına önem verdiğini görünce siz de çok şaşıracaksınız.

15. Şemsiyesiz güneşlenme! Buyrun bir garip ikilem daha:) Güneş ışınlarının ne kadar zararlı olduğunu her fırsatta dile getirip, kendilerini adeta güneş kremiyle yıkayan bu millet, konu plaja gelince şemsiye kullanmıyor! Plaja gittiğinizde herkesin güneşin altına bu denli rahat yatıyor olmasına çok şaşıracaksınız! Eğer plajda şemsiyeli veya güneş çadırıyla oturan birini görürseniz muhtemelen ya yerli değildir ya da küçük bir çocuğa sahiptir:)

16. Tabi ki Jacarandalar! Bütün Ekim ve Kasım ayı instagram gönderilerimi doldurduğum bu güzel mor ağacı ilk gördüğünüzde bırakın şaşırmayı, büyüleneceğinizden eminim:)

Ultimo, Sydney

17. Sinemada ara verilmemesi! Burada ilk sinemama dil okulundan arkadaşlarımla gittiğimde, film başladıktan 1-1.5 saat sonra içimi bir sıkıntı ve huzursuzluk kapladı:) Türkiye'de sinemaya gitmeye alışık her insan gibi, ara verilmesini beklediğim anların sonunda filmin bitmesiyle de ufak çaplı bir şok yaşadım oysa ki ben daha mısır alacak, onu heyecanla yiyecek ve arada filme ilgili bir kaç kritik yapacaktım:) Bu durum beni şaşkınlığa sürüklese de Avrupalı arkadaşlarımın da benim beklentime şaşırmalarıyla, bu durumun sadece bize özgü olduğunu anlamış bulundum:)

18. Yayalara kesilen cezalar! Gözümle görmesem inanmayacağım bir hadise de yolda yürürken insanlara ceza kesilmesiydi:) Kırmızı ışıkta beklemekten sıkılıp karşıya geçme kararı alan iki Asyalı'ya, karşı kaldırımdaki polis öyle tatlı bir sürpriz yaptı ki, ne onlar ne de olaya şahit olan bizler bir daha eminim ki asla kırmızı ışık yanarken yola adımımızı atmayacağız:)

19. Sürekli bir festivali olması! Bu cümlemedeki "sürekli" kelimesi kesinlikle bir mübalağa içermiyor. Haydi hayal kuralım festivalinden, Malezya yemekleri şenliğine, yaz geldi havalar ısındı festivalinden, ay bugün yüzde bilmem kaç büyük görünecekmiş eğlencesine kadar, yılın her mevsimi ve haftanın her günü kutlayacak bir şey bulan bu şehirde önce şaşıracak sonra çok eğleneceksiniz:)

Hayattan Bir Şeyler İsteyelim Festivali:)

20. Bunca madde arasından en çok hangisine şaşırdın derseniz bunu söylerim: Sokağa kullanılması için bırakılan ikinci el eşyalar! Şöyle anlatayım, sokakta yürürken, üstünde "Beni al, hala çalışıyorum" yazan mikrodalga fırından, "Artık görevimi tamamladım, senin çocuğun için hazırım" yazan bebek arabasına kadar geniş bir yelpazede ürüne rastlayabilirsiniz. Eşyaları bu derece dönüşümlü kullanmak güzel bir fikir olsa da, sokaklarda yığınla yatak, koltuk, tencere, dolap ve elektrikli eşyalar görmek bir o kadar da şaşırtıcı!



21. Garajların kiraya verilmesi! Bu maddenin temel sebebi aslında Türkiye'de yaşayan kimsenin şaşırmayacağı gibi, otopark sıkıntısı. Sokaklara park etmek hem saat sınırlı hem de çok pahalı olunca, bunu fırsata çevirmek isteyenlerin başvurduğu yol garajlarını kiralamak olmuş. Eğer ki Sydney'e geldiğinizde garajı veya kapalı otoparkı olan bir ev bulursanız, buraları evinizin yerine göre haftalık 50 AUD'ye kadar kiraya verebileceğinizi duyduğunuzda şaşırmayın:)

22. Sigara içememe (!) sorunsalı! Eğer ki Türkiye'de sigara içiyorsanız, buraya geldiğinizde mecburen (!) bırakmak zorunda kalabilirsiniz. Mekanların açık kısımlarında bile sigara içme yasağı olması sizi yıldırır mı bilmem ama tane fiyatı (paket değil, tane:)) yaklaşık 1 AUD olan sigara ücretlerinin oldukça caydırıcı olduğu kesin:)

23. Bazen sabrınızı sınayan yavaş hayat düzeni! Özellikle Türkiye'nin stresli bir büyük şehrinden geldiyseniz (isim vermek istemiyorum:)), burada bozulan buzdolabınızın iki haftada onarılacağını, su basan deponuzun hafta sonu temizlenemeyeceği için üç gün elektriksiz kalacağınızı ve iş çıkış saatine yarım saat kala gittiğiniz bir kurumda çöken rehavet yüzünden işinizin yapılamadığını gördüğünüzde, "Thanks mate!" deyip usulca ortamdan uzaklaşmanızı tavsiye ederim:)

24. Gökyüzünü kırmızıya boyayan gün batımı ve aşırı sempatik bulutlar! Bunun bir Uzaktaki Minik Kız romantizmi olduğunu düşünmeyin. Annesinin karnından mühendis olmak üzere doğmuşçasına analitik biri olan Uzaktaki Minik Çocuk bile bu şehirdeki bulutların ve gün batımının güzelliği konusunda benimle hemfikir:)

Wolli Creek, Sydney

25. Şaşırmaktan çok hayret edeceğiniz bir gerçekle kapatıyorum: Herkesin bu uzak kıta ve ülke hakkında ne kadar çok yalan yanlış şey bildiği! Çok üzülerek söylüyorum ki, bilgi kirliliği, diğer tüm kirliliklerle yarışır derecede zararlı boyuta ulaşmış durumda ve insanlar maalesef tıklanma almak adına sayfalarını bu yalan bilgilerle doldurmaktan asla çekinmiyorlar. Eğer ki Avustralya'ya gelmek gibi bir niyetiniz varsa, lütfen ama lütfen bu ülkeye adımını bile atmamış kişilerin yazdığı yazılara (takipçi sayısı ve sitenin geçmişi hiç farketmez) itibar etmeyin. Buraya uçuş süresinin 14 saat olduğu bilgisinden (minimum 20 saat), work and holiday vizesiyle 2-5 yıl kalabilirsiniz iddiası olan bloggerlara (!),  Sydney'de tuvaletlerin içinden çıkan yılanlardan, köpek balıkları yüzünden hiç bir denizde yüzülemediği abartılarına kadar okuduğum ve şaşırdığım şeylere her gün bir yenisi daha ekleniyor. Avustralya'ya gelme aşamasında, mutlaka doğru bilgi kaynaklarıyla irtibat halinde olduğunuzdan emin olun, yoksa gerçekten çook şaşırırsınız:)

36 yorum:

  1. Merhaba, blogunuzu dün keşfettim ve bir çırpıda okudum. Instagram'dan takip etmeye başladım ve sabah yeni yazınızı görünce yine aynı heyecanla bir çırpıda okudum. Ben 37 yaşında evli ve iki çocuk sahibiyim ve yıllardır aklımda olan ülke için sanırım geç kaldım diye düşünürken benim gibi birçok insanın olması da bana cesaret verdi. Yazmayı bırakmayın lütfen herşey gönlünüzce olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Takibiniz ve yorumunuz beni çok mutlu etti, çok teşekkür ederim. Yaşınız gelmek için hiç geç değil, umudunuzun kırılmasına izin vermeyin, pek çok insan var bu yaşlarda göç eden.. Bu güzel yorumlar beni motive ettikçe daha uzun bir süre yazacağım sanırım, iyi ki varsınız:)

      Sil
  2. O Jacarandalar nedir öyle.. Nasıl güzeller :))

    YanıtlaSil
  3. Bizde ayin 17sinde melbourne gelmis bulunmaktayiz.ve yazdiginiz bu yazinin altina imzami atarim hepsi dogru bilgi.biz hepsini bizzat bu kadar surede ogrendik ve ayni saskinliklari yasadik.bu tarafa yolunuz duserse mutlaka tanismak isterim.sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz, umarım her şey yolunda gidiyordur:)
      Hislerime ortak olmanız beni çok mutlu etti, uzun yıllar beraberce şaşırmak dileğiyle, umarım yolumuz kesişir Melbourne ya da Sydney'de:)
      Sevgiler..

      Sil
    2. mrb bende yakın bir zaman da melbourna gelecem ama orda beni karşılayacak kimse yok. bu konuda sıkıntı çekermiyim ??

      Sil
  4. Yine bir çırpıda okudum. Beni buralardan aldın Sydney sokaklarında yürüttün o zaman hadi ben biraz daha kelime ezberleyeyim dedim :)

    Bülent hep anlatır o Jacarandalar ı haklıymıs meğer. işten çıksam gelsem yol hoyu yürüsem istedim.

    Ankara dan sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, en kısa zamanda gelmeniz ve hayallerinizi bir bir gerçekleştirmeniz dileğiyle:)

      Ankara'ya selamlar ve çook sevgiler..

      Sil
  5. Jacaranda ağaçları beni benden aldı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beni de:) Yaz hiç gelmesin, onlar hiç gitmesin istiyorum:)

      Sil
  6. Bazen diyorum, böyle spoiler yazılar okuyup heyecanımı mı köreltiyorum :) Daha şaşılacak neler vardır kim bilir, her şeyi yazıya dökmek mümkün değil sonuçta.

    Vizenizden haber var mı? Eğitime düzenli gidiyor musunuz? Yeni yazı konusu olabilir belki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim varlığım sizin için en büyük spoiler sanırım:) Tabi ki bunlar benim şaşkınlıklarım, siz geldiğinizde şaşıracak bir sürü farklı şey bulacaksınızdır:)

      Vizemizden henüz haber yok, eğitim dediğiniz nedir tam olarak anlayamadım, bir eğitim görmüyorum çok uzun bir süredir:)

      Sil
  7. Work & Holiday vizeniz bitince 1 senelik bir eğitim programına (sertifika programı gibi bir şeydi sanırım) başvurdunuz diye hatırlıyorum. Geçiş vizesi olsun diye, illegal olmamak için. Yok muydu öyle bir şey?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnanın ben bile unutmuşum bunu, üstünden o kadar çok değişti ki☺️🙈 Öğrenci vizesi daha çıkmadan, diğer vizeden invitation geldiği için öğrenciyi iptal ettirdik bu yüzden bu eğitime gerek kalmadı☺️

      Sil
  8. merhabalar...
    benim sorum iş üzerine olucak çalışma şartları nasıl iş bulmak kolaymı kazancı nasıl ortalama aylık ne kazanılır ve bu kazanç bize barınma,yiyecek-içecek,gezme v.s yeterli olurmu siz şuan çalışıyormusunuz?
    biraz çok soru sordum kusura bakmayın
    şimdiden teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, iş ile ilgili sorularınızın cevaplarını aşağıda linkini verdiğim yazımda bulabilirsiniz, sevgiler..
      http://uzaktakiminikkiz.blogspot.com.tr/2016/10/avustralyaya-goc-maddi-konular-ile.html

      Sil
  9. Madde 23'ü okuyunca biraz güldüm çünkü yakın gelecekte Sydney'e gidecek olan eşim (ve umarim ardindan bizde gelecegiz) daha yeni bana "sen geldikten sonra Avustralya'nin stres oranı artar. Heyy Avustralyalilar ne bu rahatlik ya şunu şöyle yapın böyle yapın diye direktiflere başlarsın." Demişti. Cokta haksız değil galiba������ umarım benim stresimi de azaltıp yok edebilen bir yer olur Avustralya:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer ki isterseniz eminim stresinizi azaltmak için çok uygun bir yer Avustralya:) Ama tabi ki insan nereye giderse gitsin tüm özelliklerini beraberinde götürüyor, umarım tüm stresinizi Türkiye'de bırakır ve çok kısa bir sürede Avustralyalı kafa rahatlığına erişebilirsiniz:))

      Sil
  10. Bilgilendirici yazınız için teşekkür ederim. Ocak ayında Sidney'de olacağım başlangıç olarak neler yapılmalı neler önerirsiniz?
    -Banka hesap (Sizin kullandığınız yada önerdiğiniz )
    -Cep Telefonu
    -Ulaşım önerileri vb konularında da bir yazı yazabilir misiniz?
    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, çok teşekkür ederim☺️
      13 Ocak'tan önce yazacağım, söz veriyorum☺️

      Sil
  11. Yine okudum yine okudum :) ama gözüme bişey çarptı "Annesinin karnından mühendis olmak üzere doğmuşçasına analitik biri olan Uzaktaki Minik Çocuk"... Merakımdan soruyorum, asıl mesleğinizle ilgili iş bulabildiniz mi yoksa günlük işlerde çalışmaya devam mı ediyorsunuz? (Ben de mühendisimde) :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler takibiniz için:) İş bulma kısmı vizeden sonra, malum şu an bekleme döneminde olduğumuzdan mühendislik işi bulmak çok kolay olmuyor:)

      Sil
  12. Vize derken permanent vize mi yoksa işte çalışmanıza olanak sağlayan herhangi bir vize mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlaşılan, permanent visa olmadan nitelikli iş bulmak biraz sıkıntı gibi... Nitelikli Göçmenlik Vizesiyle gidipte iş bulan örnek varsa etrafınızda bilgilendirirseniz seviniriz :)

      Sil
  13. Yazıyı bir kez daha yine severek okudum :) Bu kez yüksek sesle ve arkadaşıma, tekrar teşekkürler, sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin kadar kalemi kuvvetli birinden bunu duymak benim için çok ayrı bir mutluluk.. Çok teşekkür ederim🙏

      Sil
  14. MERHABALAR..
    Ben Almanya Berlin'de yaşayan biri olarak, Türkler'in dünya coğrafyasındaki dağılımına bakınıyordum (öylesine ve internette) Birden kendimi Avustralya, Melbourne derken bu sitede buldum. Türkiye dışında en çok Türkiye kökenlinin yaşadığı bir şehirdeyim. Bu da diğer yerlerin gözümde ufak kalmasına sebep oluyor. Ama sanırım yine de Melbourne'da belirli bir potansiyel mevcut. Hatta araştırmalarıma göre buradaki türk sayısı Sidney'den çok yüksek. Tabe ülkede doğan çoçukların otomatik olarak ülke pasaportunu almasıyla araştırma zorlaşıyor ama türk araştırmacılar böyle diyor. Çok şeye rastladım. HUME belediyesine bağlı bir çok mahalleye yayılmışız oralarda. 3 mahallede ise salt çoğunluk bizde. Bunlar benim açımdan "uzaklarda da birlikteyiz" düşüncesi anlamında sıcak düşünceler. Kebap salonlarını, ufaklı tefekli marketleri ve benzer bir çok şeye rastladım. Uzaktan edinebileceğim bir çok bilgiye ulaştım. Ama ulaşamadıklarımı da buradan sorayım istedim.
    Aslında ana başlık olarak 2 maddem var:
    1- Türklerin sosyal hayatı
    Nette baktığımda victoria Market'te yapılmış türk şenliklerini anlatıp anlatıp duruyorlar. 1-2 konser ilanı görebildim. Bir orgabizasyon şirketinin geçmişte Sezen Aksu dahil 5-10 sanatçıyı organize ettiğini biliyorum. Birkaç derneğin varlığından haberdarım. Ama hepsi bu.. Şehir merkezi dışında evler hep bahçeli ve tek katlı olduğu için, sosyalleşme uzak. Yani halk nerede bir araya geliyor, neler yapıyor. Bizlere ait cafeler, partiler, eğlence alanları, buluşma alanları yok mu? Yaşlılar belki mangal ve bahçede biber-patlıcan ekmekle yetinebilir ama genç nüfus nerede sosyalleşiyor??

    Madde 2 ise arap kökenli insanlarla genelde bir arada aynı mahallelerde yaşam seçilmiş gibi görünüyor bu taraftan. Oradaki türkler arasında muhafazakar başka mahallede modern yaşamlı türklerimiz diğer mahalledeler mi? Yani böyle resmi olmayan bir dağılım var mı? Varsa kim ne tarafı tercih ediyor?
    Avustralya benim için çok uzak bir memleket. 2-3 ay öncesine kadar "orada kaç türk yaşıyor?" Diye sorsanız taş çatlasın 5bin derdim. Ama öğrenince ilgimi çekti ve kendime hobi edindim araştırmaya başladım. Ama araştırmalarım bu şekilde devam ederse, ee mutlaka bir ziyarette gerektirir yani :)
    Bu iki konu hakkında ne kadar çok bilgi toplayabilirsem sevinirim. Belki gözümden kaçmış internet siteleri de mevcuttur. Her türlü iletim için şimdiden teşekkürler
    BERLİN'DEN SELAMLAR

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, araştırma bulgularınızı paylaştığınız için çok teşekkürler, gerçekten enteresan bilgilere ulaşmışsınız. Sorularınızı maalesef Melbourne için cevaplayamayacağım çünkü Sydney'de yaşıyorum, yine de burayı okuyan Melbourne'lü arkadaşlarım belki yanıtlarlar.

      Sydney için cevap vermem gerekirse, gördüğüm ve katıldığım tek Türk oluşumu yakın bir zamanda kurulan "Turkish Connection". Henüz yalnızca 2-3 organizasyon gerçekleştirildi. Daha önce kurulmuş ve Türklerin sosyal yaşamına etkisi olan farklı oluşumlar elbette vardır fakat ben bilmiyorum. Melbourne'de öyle midir bilmem ama Sydney'de şehir dışı evler bile birbirine ve bölge merkezine çok yakın olduğundan sosyalleşmeyi zorlaştırır bir etken olarak saymak doğru olmaz diye düşünüyorum.
      İkinci sorudaki gözleminiz Sydney için de geçerli yani Türk Mahallesinde pek çok Arap da yaşıyor. Ben Türk Mahallesinde yaşamanın dinden çok dille ilgili olabileceğini düşünüyorum. Tek kelime İngilizce bilmeden kolayca yaşayabileceğiniz bir hayat mevcut orada. Bu yüzden muhafazakar/modern diye ayıramayacağım yaşayan Türkleri.

      Umarım araştırmanızda az da olsa katkım olmuştur:) Berlin'e sevgiler..

      Sil
  15. Bu konu benim de çok kafamı kurcalıyor. Daha Türkiye'de bile şehir değiştirince sosyal ortam kurmak aylar alıyor. Oralarda sosyal ortama entegre nasıl olunuyor? Kimle nasıl tanışılıyor? Bizim ufaklık kimin çocuğuyla oynayacak :D Bu sorulara gitmeden cevap bulabilirsem çok hoş olacak. Yazsanız keşke gözlemlerinizi.... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada sanırım en kolayı sosyal ortam kurmak:) Özellikle Türkler birbirlerini gelir gelmez buluyor diyebilirim, Türk ortamı açısından hiç endişeniz olmanız. Çocuğunuz içinse okul ve oyun gruplarında tanışacağınız insanlar olacaktır, benim gördüğüm tüm ailelerin o gruplardan arkadaşları var pek çok:)

      Sil
  16. BLOĞUNUZU YENİ KEŞFETTİM TEK KELİME İLE HARİKA ÇOK FAYDALI AYRICA ANLATIMINIZ ÇOK AKICI HEYECANLA YENİ YAZILARINIZI BEKLİYORUM SEVGİLER ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, en yakın zamanda:) Sevgiler..

      Sil
  17. Ve yine mükemmel bir yazı olmuş... Biliyorum geriden takip ediyorum ancak son yazıları okudum :P Geçen sene Haziran sonu bu kararı aldım. İstedim. Ancak eğitim danışmanın beni ağlatırcasına:"Bu bedelleri ödemeden master yapmadan gidemezsin kalamazsın..." demesi çok eski de kaldı. Senin sayende o kadar çok şey öğrendik ki. Bozuk plak gibi tekrarlıyor olabilirim bazen ama iyiliklere teşekkür bu yorumla küçümsenemeyecek kadar değerli ve iyilikler bir o kadar emsalsiz :) Diğer yazıya yorum yapacaktım ancak öğrendim ki aslında puanlama sisteminde puanları toplamak için basit bbir analitik sistem ve plan yeterli... Sorumu o yazılara saklıyorum ancak bir sorum olacak UMK... Makine müh.bitirecek olsam da hayalimdeki ülkede hayalimdeki mesleği yapmak için eğitimlere başladım ve bomba gibi gidiyor nerede ise... :) Benim sorum şu olacak. Her ne kadar masraflar biraz olacak olsa da bir PC almam gerekiyor. Şu anda kullandığım idare ediyor ama emektar olacak. Telefonlara baktığım zaman çok fark göremedim. Teknolojik ürünlerde fiyat farkı abartılacak düzeyde mi acaba? Umarım her şey yolunda gider ve altında yağmur eşliğinde yürüyüş yapıp Adele şarkıları dinleyeceğim o mor ağaçları görebilirim... Mor başarıyı çağrıştırır BAŞARI hem senin hem de UMÇ'un hayatından eksik olmasın :) :) :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ve yine beni çok mutlu eden bir yorum olmuş çok teşekkür ederim:) Açıkçası ne almak istediğinize bağlı olarak fiyatlar değişiyor. Örneğin ben Iphone fiyatlarını incelediğimde büyük fark görüyorum siz de istediğiniz marka özelinde Avustralya web sitesi ile Türkiye fiyatını karşılaştırabilirsiniz.
      Hayallerinizin en kısa zamanda gerçekleşeceğine eminim:) Sevgiler ve başarılar hepimiz için..

      Sil