15 Şubat 2016 Pazartesi

Denizin Şarkı Söylediği Şehir: Wollongong

University of Wollongong
Avustralyalıları şehirlere koydukları bu isimler yüzünden romantik bulmaya çok yakınım:) İnsan onlara bakınca, şehre koydukları ismin "Denizin Şarkısı" veya "Dalgaların Sesi" anlamına gelebileceğini hayal edemiyor ama demek ki rahat ve umursamaz görünüşlerinin altında yumuşacık ve hassas bir kalpleri var:)

Wollongong; yaklaşık 300 bin kişinin yaşadığı, Sidney'in güneyinde kalan, trenle 1 buçuk saatte ulaşılabilen ve yeşilin elli değil yüz elli tonunu küçücük bünyesinde barındırabilen tatlı mı tatlı bir şehir. Eminim ki Sidney'de yaşayan veya tatile gelen çoğu kişinin gitmeyi çok fazla akıl edemediği bir şehir fakat gördükten sonra gönül rahatlığıyle söyleyebilirim ki, bir kaç saatinizi ayırın ve bu şehri görmeden dönmeyin:)

Bizim bu şehri keşfimiz hayırlı(!) bir iş sebebiyle oldu:) Uzaktaki Minik Çocuk sınav stresini yeni bir şehri görme hevesiyle atmak mı istedi yoksa tebdili mekanda ferahlık vardır diye mi düşündü bilmem ama IELTS sınavına (burada daha uzun süre kalmak için girmemiz ve başarmamız gereken İngilizce sınavı) bu şehirde girmek istediği açıklamasında bulundu geçenlerde. Ben de fırsattan istifade takıldım peşine:)

"Tebdili Mekan" kavramı bir tek bizde olmasa gerek, resmen bu şehir için "IELTS turizmi"  kavramı icat etmişler. Sidney'den sınav için kaldırılan otobüsler, otobüsle gelenlere konuşma sınavında öncelik tanınması, IELTS olan günlerde toplu taşımanın şehir merkezi ve üniversite arasında ücretsiz yapılması gibi pek çok aktivite düşünmüşler. Bir şehri sınava girmek için cazip kılma fikri kime aitse gerçekten takdir edilesi:)

Şaşkınlığımı bir yana bırakıp, şehri anlatmaya devam ediyorum..

Sınav çocuğu, sabah sınav otobüsüne binip giderken, ben sınav bitimine yakın orada olacak şekilde trenle gittim Wollongong'a. Yolculuğumu şu şekilde tarif edersem abartmış sayılmam, yemyeşil ormanlar ve dağlar arasından geçen bir tren, zaman zaman sisli ve nostaljik duraklardan yolcu alma, minik derelerin ormanla bütünleştiği yerler.. Sadece bu yolculuğu yapmış olmak için bile gidilir bu şehre..

Trenden indikten sonra (Üniversiteye en yakın durak: North Wollongong) 15-20 dakikalık bir yürüyüş sonrasında üniversiteye vardım. Siz nasıl bir ortamda üniversite okudunuz bilmiyorum ama bana burasının botanik bahçesi olduğunu söyleseler daha inandırıcı gelirdi. Sınav bitimine kadar gözlerime inanamayarak, Japon turistlerin bile çekemeyeceği kadar çok fotoğraf çekmek suretiyle kampüsü dolaştım:)



Şehrin her tarafının yemyeşil olması yetmiyormuş gibi, bir de yeşilde ve güzellikte zirveye çıkmayı amaçladıklarını düşündüğüm bir Botanik Bahçesi yapmışlar. (Üniversitenin tam karşısında, kesinlikle piknik sepeti veya kitapla gelinip 1-2 saat geçirilmeli, hatta kitabını unutanlar için  parkın çeşitli yerlerinde minik kütüphaneler de mevcut:))


Wollongong Botanic Garden


Şehri hala sempatik bulmadım daha başka ne var diye soranlar için, şehrin ikonu haline getirdikleri iki adet deniz fenerleri de mevcut. Şehrin merkezinden kısa bir yürüyüş yapıp limana geldiğinizde hem eski (1871) hem de görece yeni (1936) deniz fenerine kolayca ulaşabilirsiniz.

Wollongong Head Lighthouse

Şehirde yapılması bence en keyifli aktiviteler bunlar, fakat hala zamanım var diyenler için,

Küçük şehirlerdeki "çarşı" kavramını sevenler Crown Street'i dolaşmalı, burada tam bir Türk dostu ve dünyanın en pozitif insanın çalıştığı  minik butik olan Mondo DeLuxe gezilmeli, "Likya Yolu" ve Türkiye'nin ne kadar güzel olduğu bir de ondan dinlenmeli:)

Karnınız acıktığında, muhteşem hamburgerleri ve sevenler için çeşit çeşit biraları bulunan His Boy Elroy ziyaret edilmeli,

Karnım tok güzel bir cafe yok mu diyenler eğer saatler akşam 5'i geçmediyse Lee&Me'ye gitmeli,

Ve son olarak biz denize girmesek de, buranın bir sahil şehri olduğu unutulmamalı ve hazırlıklı gelinmeli:)


Merak Edenlere Ufacık Bir Kapanış Notu:  Sonuçlar açıklanınca gördük ki, şehrin yeşilliği ve rahatlığı, sınavı yapanlar üzerinde aynı etkiyi yaratmıyormuş:) Gelecek olursanız IELTS turizmine boşuna katkıda bulunmayın ve bu şehri sınav stresiyle hatırlamayın,

Çimenlere yayılın ve bence denizin o muhteşem doğaya söylediği şarkının tadını çıkarın:)


24 yorum:

  1. Bu isimlerin Aborjinler tarafından konulduğunu ekleyeyim, o nedenle öyle güzel şiir gibi isimleri var bazı yerlerin ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hırçın ve asi görünüşlerinin altında pamuk gibi bir kalpleri var:)

      Sil
  2. Oraya bir kentsel dönüşüm şart! Ne o öyle yeşil yeşil, yapacak Toki taş gibi binaları, bak o zaman görün güzelliği siz, geri bunlar geri :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir sürü de parkları var hala kıyıp birine AVM yapmayı akıl edemiyorlar, yazık:)

      Sil
  3. Bütün yazılarınızı, anilarinizi bir çırpıda okudum, derin bir ahhh çekmek istedim o ahin içinde neler gizli tek tek acipta can sikmak istemem, çok iyi yapmışsınız gitmekle, içinizde kat ettiginiz o mesafe, bu cesaret bizim yapamadigimiz yani bu yuzden hakkınız daha iyi yasamak, biz bu korkaklıkla, bu üç kağıtçı kafayla bu salak zihniyetten daha fazlasını hak etmiyoruz, türkiyede yan yana gelsek bile tipten kaybedip belki dönüp bakmazdik bile birbirimize şimdi hayranlıkla sizi dinliyorum, okuyorum helal olsun ne diyeyim herşey gönlünüzce olsun, buarada hakikaten evli misiniz yoksa biz diye bahsettiğiniz diğer siz misiniz ? Hoscakalin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, yorumunuz beni hem cok sevindirdi hem de icimi acitti. Ne kadar uzakta olsak da dogdugumuz ulkenin kaderini beraberimizde goturuyoruz, maalesef yasanan her aci olay uzaktakileri daha derinden etkiliyor cunku sadece bedenen burdayiz, aklimiz, kalbimiz hala hem ulkemizde, hem de ailemizde.
      Yazilarimi begenmeniz ise beni cok mutlu etti, cok tesekkur ederim guzel sozleriniz icin☺️
      Sorunuza gelecek olursam evet evliyim☺️ Yazilarimda "Uzaktaki Minik Cocuk" diye bahsettigim kisi esim☺️

      Turkiye'ye sevgiler..

      Sil
  4. Istanbul sabahinda trafigin icinde yazilariniz cok iyi geldi. Gelistirmeyi dusundugum bir is icin orayi ziyaret etmeyi planliyordum acaba orada kalirmiyim diye kortugumu itiraf ediyorum :)

    YanıtlaSil
  5. Cok iyi bir yazi dizisi olmus. Insan gelirde geri donemez hissediyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok tesekkür ederim☺️ Soyle bir durum var ki, ilk goruste asık olunacak bir şehir değil, yaşadıkça, huzuru hissettikçe ve kafa rahatlığına alışınca insan kendini buraya bağlanmış hissediyor, eğer kalıcı olmak istemiyorsanız ziyaret sürenizi 1 aydan kısa tutun derim☺️

      Sil
  6. Merhaba blogunuza farketmem tam erkek arkadaşımla Yeni Zelanda'ya taşınma planları içerisinde gözümüzü kararttığımız bugüne denk geldi..Göçmenliik şartlarını araştırmaya başladık ve konsoloslukla görüşmeyi düşünüyoruz.:)
    Göçmenlik başvurusu yerine Work& Holiday programını tercih etmenizin nedeni nedir? Sonrasında kalmak için ekstra neler gerekiyor? Bir de Yeni Zelanda ve Avustralya arasında ne gibi farklar var?Şimdilik haziran ayına kadar üniversitelerin bitmesini beklemekteyiz bu süreçte bize neler yapmamızı önerirsiniz? Şimdiden çok teşekkürler

    Dilara

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dilara Hanım merhaba, ilginiz için çok teşekkürler. Bizim work and holiday'i tercih etme amacımız, kalıcı vize sürecinin daha uzun sürmesi ve o süreci Avustralya'ya gelip burayı tanıyarak geçmesini istememizdi. Yeni Zelanda ile ilgili kulaktan dolma bilgilere sahibim bu yüzden yorum yapmak istemem. Ama Haziran sonrası hemen gelmek gibi bir düşünceniz varsa size de Work and Holiday'i tavsiye ederim:) O süreye kadar yapabileceğiniz en iyi şey, IELTS skoru için çalışmanız olabilir, çünkü büyük anlamda etkiliyor. Umarım yardımcı olabilmişimdir:)
      Sevgiler..

      Sil
  7. Blogunuzu yeni keşfettim ülkemizin bulunduğu durumdan şu an yaşadığım şehirden ayrılıp orda yaşadığımı hayal ettim hangisini hak ediyorum bilemiyorum ama kesinlikle bu durumda psikolojim bozuk durumda olmayı hak etmiyorum.Devamini bekliyorum.Kullandiginiz dili çok sevdim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Umarım her şey hepimiz için çok güzel olur.. Sevgiler..

      Sil
  8. Yazılarınız çok güzel olmuş kaleminize sağlık. İnşallah her şey hep güzel olur. Benim size sormak istediğim sorular olacak. Çünkü daha önce irtibata geçtiğim diğer arkadaşlardan farklı bir vize türüyle gitmişsiniz. Eğer sizi yormayacaksa, vize başvurusu gerekli ana kriterler ve kabul edilme sürecine kadar geçen süreci anlatabilir misiniz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim:) Bu süreci de içinde barındıran bir yazı yayınlayacağım Cuma günü, işinize yarayacağını düşünüyorum, farklı sorularınız olursa yazının ardından seve seve yardımcı olmaya çalışırım. Sevgiler..

      Sil
  9. Merhaba, yazılarınızın hepsine ayrı bayıldım, hüzünlendim, gözlerim doldu ağladım, gülümsedim... 2015 temmuz ayından beri ben de bir göçmenlik fikri ile başbaşayım. Biz de yaklaşıl 2 yıllık evliyiz ve sanırım bizde uzaktaki minik çocuk rolünü ben üstlenmiş durumdayım, göçe daha çok hevesli olan:) Eşimi de ikna etmek bana düşüyor. Hergün ona da uygun işler bakıyorum:) Ben de Avustralyayı ilk sıraya koydum puan sistemi ve insanca yaşamaya verilen değer bakımından. Orayı hiç görmedim uzak doğuda en doğu baliye gitmiştim orada avusturalyalılarla karşılaşmıştım:) Ancak şehir yapılanması bakımından amerika gibi insanların yaşamı ve devletin insana verdiği değer bakımından ise avrupa gibi ikisinin bir sentezi olarak yorumluyorum araştırmalarıma göre. sizin yazınızı okumadan önce 457 numaralı visa için araştırmaları tamamlamış durumdaydım. Holiday and work programını ise zamanında usa'e yaptığımız work and travel şeklinde yorumlamıştım. Oysa sizin yazılarınızı okuduktan sonra bu ihtimalin 457 den daha mantıklı olduğu sonucuna vardım ve kolları sıvadım. Tek dezavantajı eş olsanız bile bir başvuru yetmiyor bireysel başvurular gerekiyormuş:( Ben 28 eşim 29 olduğumuz için gaza basmak lazım. Başvuru formunun üzerinde de açıkça "The avustralian government encourages people to gain an understanding of Australia, its people and their way of life, before applying for a visa to live in Australia" şkelinde bir ifade olduğuna göre sanırım oraya holiday and work visa ile gelip daha sonrası için de plan ve başvuru yapılmasına devlet de sıcak bakıyor. Bu nedenle sanırım önemli olan holiday and worke giderken ilerisi için gerekebilecek tahmini belgeleri de yanına almak. İş tecrübesi, diploma gibi. Uzaklık ve belge için gelip gitme güçlüğü dikkate alındığında:( Ankara'da bugün de yaşıyor olduğumuz için kendimizi şanslı hissederek uyandığımız ve aynı zamanda talihsizce kaybettiğimiz kişilere de üzüldüğümüz bu karmaşık duygularla dolu günlerde göçmenlik fikrimiz daha da olgunlaşacağa benziyor. Bu nedenle paylaşımlarınız bizler için çok önemli. Emeğinize sağlık, sevgiler, selamlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, güzel sözlerinizin beni ne kadar mutlu ettiğini tahmin edemezsiniz çok teşekkür ederim☺️ O kadar kapsamlı bir araştırma yapmışsınız ki ekleyecek çok fazla şey bulamasam da, size work and holidaya başvurunuz esnasında, kalıcı vize için de gerekli evrakları toplamaya başlamanızı önerebilirim. Biz iki süreci de Türkiye'deyken başlattığımızdan burada kalıcı vize için sadece IELTS notunu almak kaldı. Böylece belgeleriniz hazır olduğundan burada ekstra bir şeyle uğraşmazsınız. Bu konuyla ilgili detaylı bir yazımı bugün yayınlayacağım, aklınıza takılan konular için elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım yine☺️ Sevgiler..

      Sil
  10. Heyecanla bekliyorum:) Şimdi şehir konusu net değil kafamızda sydney-melbourne? Bununla ilgili biraz araştırma yapacağım. Sydney olursa şehir bölgelere ayrılmış durumda iş arama sitelerinde bile bölge seçebiliyorsunuz, o anlamda sizden destek rica edebilirim hiç bilgi sahibi olmadığımız için. İlk işinizde kolaylıklar:)

    YanıtlaSil
  11. Sanırım Uzaktaki Minik Çocuk sonucu aldı. Deneme yapmadan direk girdim. Listening 5, Reading-Writing 6 Speaking 5.5 geldi. Şimdi kursa başladım. Sanırım gelmeden bu IELTS'i halletmek en mantıklı olan ki zaten vizem için her bölümden 6 almam gerekecek....Umarım Overall 7'yi bulur... Umarım sizde atlatmışsınızdır artık bu aşamaları... Sınav ile ilgili öneri sormuyorum yormamak adına tüm yazıları okumaya SÖZ VERDİM kendime, biliyorum bir yazında bu konu hakkında... Yazılarından her gün bir tane okuma sözü verdim kendime. Şu anda hayata bağlayan unsurlar fazla iken içim daha sıkılgan. Son dönem bitirme tezi, projeler derken zaman bunlarla geçiyor sürekli. Stres fazlasıyla. Okul uzamadan bitirip bitirme belgesini aldığım gibi vize danışmanına gideceğim. Yazılarınla bizlere ENERJİ kaynağı olduğun için çok teşekkür ederim. Biraz kişisel yorum oldu özür dilerim bunun için... Kendinize çok iyi bakın...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu yazıdan yaklaşık 1.5 ay sonra aldı eşim 7'yi, ben bana gerekeni sanırım Mart sonunda almıştım:) Sonuçlarınız hiç çalışmamış biri için bence gayet güzel hiç strese girmeyin, her şey zamanla ve sırasıyla yoluna girecektir. Her gün dizi izler gibi bir yazı okumanız çok tatlı gerçekten, çok teşekkür ederim:) Tüm detaylar IELTS yazımda mevcut ama kafanıza takılan bir şey olursa her zaman yazabilirsiniz.. Sevgiler:)

      Sil
    2. Eğer takılırsa tabiki sorarım :) Ki takılacaktır elbet... Evet her gün mini dizi gibi yazıları okuyorum. Bana gelecekte ne yapmak istediğimi ne rede olmak istediğimi hatırlatıyor çünkü... :)

      Sil