9 Ocak 2016 Cumartesi

Gerçekten "Yeni" Bir Yıl


Hiç bu kadar "yeni" bir yıla girmemiştim:)

Yeni bir hayat.. Yeni bir yarım küre.. Yeni mevsimler.. Yeni insanlar.. Yeni bir ev.. Başka bir dil..

Her sene hep düşünürdüm bir sonraki yıl "yeni" ne yapsam diye, bu sene düşünmedim. Konfor alanımızı terk ettiğimiz o günden beri, her şey yeni, attığım her adım yeni bir heyecan, tanıştığım her kişi yeni bir arkadaş, kurduğum  cümleler bile daha önce benim tarafımdan hiç kurulmamış, hepsi yepyeni:)

Ve ilk kez bu sene, yeni yıla girmekten dolayı en az benim kadar heyecanlı bir şehirdeydim!

Haftalar öncesinden başladı hazırlıklar, hazırlık dediysem öyle minnak Avrupa şehirleri gibi süslerle donatılmadı şehir, sistematik bir şekilde hazırlık yapıldı. Tüm panolara 31 Aralık gecesi havai fişekleri en iyi gören alanlar, alanların kişi kapasiteleri, bu alanlara kaçta gitmemiz gerektiği, yanımıza almamız gerekenler gibi bilgiler asıldı. Hatta bizim için inanılmaz ama burada normal karşılandığına emin olduğum bir mobil uygulamaları bile vardı! 31 Aralık günü mobil uygulamayı açtığımızda hangi bölgelerin ne yoğunlukta olduğunu, hangi bölgeler için bilet almamız gerektiği bile yazıyordu.

Peki biz ne yaptık?

İki Türk için bu kadar sistematiklik tabi ki çok fazlaydı. Kafamızda gideceğimiz yeri belirlemiştik fakat evden erken bir saatte çıkmayı bir an olsun aklımıza getirmedik:) Biz Türktük, son dakika gider, çok fazla bünyemizi zorlamaz, havai fişeklerimizi izler dönerdik:) İnsanların 9-10 saat öncesinden gidip bazı alanları doldurduğunu ve buralara artık giriş yapılamadığını mobil uygulamadan gördük görmesine ama çok fazla etkilenmedik:) 2.5 ayda Türklüğümüzden hiç bir şey kaybetmediğimizi 31 Aralık günü kendimize bir kez daha ispatladık.

Akşam 8'e kadar evde gayet sakin bir gün geçirdik:) Hatta o kadar acelemiz yoktu ki, 1 Ocakta 30 yaşına basan "Uzaktaki Minik Çocuğun" doğumgününü bile iki kişilik büyük bir coşkuyla (ve pasta sevmediği için kabak tatlısına takılı mumları üflemek suretiyle) kutladık evimizde. Hava yavaş yavaş karardığında ise atmosferi hissetmek adına "nihayet" kendimizi dışarı attık.

Metro istasyonuna ulaşmamızla birlikte "evdeki hesabın çarşıya uymaması" deyimiyle burun burna geldik. Her yer adım atılamayacak kadar kalabalıktı. İnsanların bir kısmı telaşla belirlenmiş bölgelere giderken, bir kısmı ise dönüyorlardı.(Yer bulamamış olma ihtimallerini o an aklımıza bile getiremedik:)) Kafamızda belirlediğimiz yere ulaştığımızda (mobil uygulama dolu olduğunu ve kimsenin oraya alınmadığını söylese de)  kapalı demenin "kapalı demek" olduğunu o anda anladık:) Çünkü bize göre yoğunluktan dolayı artık kapalı olması, bizim yine de içeri girebileceğimiz, kalabalıktan nefes alamayacak gibi olsak da, dip dibe ve sıkış tıkış halde, kavgayla gürültüyle kutlamaları izleyebileceğimiz anlamına geliyordu ki, öyle değilmiş:) Deniz kıyısına inen tüm yolları "gerçekten" kapatmışlar ve hepsinin önünde güvenlikler bekliyor ve inanılmaz ama, sabah erkenden gelen ve oraya girmeyi başarmış insanların huzuru için kimseyi içeriye almıyorlar!!

Burdan sonra anlatacaklarım biraz utanç içerse de, bence Türk aklının bu gibi durumlarda nasıl çalıştığıyla ilgili güzel bir örnek niteliğinde:)

İçeri almıyoruz demek tabi ki bizim için "içeri alınmayacağımız" anlamına gelmedi ve başladık düşünmeye:) Önce güvenliklere yanaşıp ailemiz aşağıda dedik ve herkesin ailesi aşağıda, sizi alamayız cevabını aldık, diğer bir sokağa yönelip, oradaki güvenliğe bu sokakta bir ev partisine davetliyiz dedik, ev sahibi gelip sizi alsın cevabıyla karşılaştık:) Bunu bu şekilde halledemeyeceğimize ikna olunca (!), oraya inebileceğimiz bir ara yol kesin vardır diye açtık haritayı ve usul usul ilerlemeye başladık. Karanlık ara yollardan ve parklardan geçtikten sonra (ben tam bu noktada umudumu kaybettiğimi itiraf etmeliyim:)), denizi görmemizle çok yaklaştığımızı anladık. Geçmemiz gereken sadece bir sokak kalmıştı. Oraya ulaştığımızda (bu ulaşma kısmına yarım saatte gelebildik) oranın da kapatılmış olduğunu gördük. "Uzaktaki Minik Çocuk" yeni yaşının verdiği inanılmaz mutluluktan olsa gerek, emin adımlarla orada tek başına duran (diğerleri koloni şeklindeydi, tek olması bizim açımızdan umut vericiydi) görevliye yaklaştı ve Türkiye'den geldiğimizi, ilk yeni yılımız olduğunu ve geçip geçemeyeceğimizi sordu. Ve Türk zekasının sonra erdiği o anda, Türk şansı devreye girdi:) Güvenlik görevlisi Afgan çıktı ve çok kısa bir düşünme arasından sonra bize gizlice geçebileceğimizi söyledi:) Afgan görevliye ona tam bir yıl yetecek kadar dua ettikten sonra kendimizi kutlama alanında bulduk:)

Kutlama alanı (2017'de gelmeyi düşünler için: Blues Point Reserve), beklemekten yorgun düşmüş, bir çoğu uyuyan, (7-8 saattir orada olduklarını düşündükçe vicdanımız gerçekten sızladı) insanlardan oluşan ve alışık olmadığımız medeniyette, herkesin oturarak yeni yılı beklediği bir ortamdı. Biz yeni yıla girişten sadece bir buçuk saat önce vardığımız kutlama alanında, herkesten enerjik ve herkesten coşkulu bir şekilde 2016'ya girmiş bulunduk ve 12 dakika süren o muhteşem gösteriyi, itiş kakış olmadan, oturduğumuz yerde güzelce seyretmiş olduk:)


Ve dediğim gibi,

Hiç bu kadar "yeni" bir yıla girmemiştim.

Yeni bir hayat.. Yeni bir yarım küre.. Yeni mevsimler.. Yeni insanlar.. Yeni bir ev.. Başka bir dil..

Ve aklımda,

Eski hayatım, kar yağan eski yarım kürem, ailem, arkadaşlarım ve eski evim..

Aklınızdaki her şeyin yanınızda olduğu muhteşem bir sene olsun,

Sidney'den hepinize büyük bir sevgi ve özlemle,

Mutlu yıllar...





16 yorum:

  1. CANIM BENİMM..BEN ORDA ÇOK MUTLU OLACAGINA İNANIYORUM ...
    MUTLU YILLAR SANA..)

    YanıtlaSil
  2. Türk genleri azimlidir, Türk genleri pratik zekalıdır:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türk Milleti zekidir ve çalışkandır ama oldukça da iş bitiricidir aynı zamanda:)

      Sil
  3. Yeni yazınızı beklemek için 35 gün uzun bir süre değil mi�� daha sık yazmanizi isterim.hatta yazınızı okurken acaba son yazisimi? Hayatin akışına kapılıp bir daha yazmayacak mi diye geçiyor icimden. Ve soracaklarimi soramadan ilesim kopacak mi diyorum.öncelikle yeni yılınız kutlu olsun �� hep mutlu ve huzurlu yıllarınız olur inşallah. Siz dil okuluyla mi gittiniz? O şekilde gittikten sonra göçmenlik başvurusu yapılıyor mu ? Dil okulu parası ve bi süre yetecek bir para ile yola çıktıktan sonra part time çalışmak ihtiyaçları karşılıyor mu ? Türkiye den sevgiler . Birde gelirken tr den istediğiniz bişey var mı ? ☺

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, size de mutlu yillar:)
      Çok haklısınız, belirli bir düzende yazamıyorum, yeni yılla birlikte bu da benim için yeni bir görev olsun:)
      Sorularınıza gelince, biz work and holiday vizesi ile geldik, ama ne şekilde gelirseniz gelin şartları sağladığınız takdirde göçmenlik vizesi başvurusu yapabiliyorsunuz, hatta buraya gelmeden Türkiye'de bile başvuru yapabiliyorsunuz fakat uzun süren bir süreç bu.
      Buradaki masraflarınızı Türk Lirasının, AUD cinsinden karşılığı olarak düşünün, örneğin Türkiye'de 1000 TL ile geçinebiliyorsanız, burada 1000 AUD yeterli olacaktır. Geçici işlerdeki saatlik ortalama maaşlar ise 15-20 AUD arası, tabi ki şanslıysanız 20 üzerinde de bir iş bulabilirsiniz.
      Umarım yardımcı olabilmişimdir, farklı bir sorunuz olursa da severek cevaplarım.
      Nazik sorunuz için ise ayrıca teşekkür ederim, burada sevdiklerimiz dışında Türkiye'de olan her şey mevcut, gönül rahatlığıyla gelebilirsiniz:)
      Sevgiler..

      Sil
    2. Az once gelen yanıtınızı okudum fakat nedense ekranda göremiyorum şimdi.
      Size naçizane tavsiyem eğer gerçekten istiyorsanız korkularınızın sizi engellemesine müsade etmeyin çünkü konfor alanı denen, eski alışkanlıklarımız ve yaşam standartı sandığımız şeyler, bazen bizi daha güzel şeyler yapmamız için engellemekten başka işe yaramıyor.
      Yeni yılın size cesaret ve mutluluk getirmesini diliyorum:)
      Şans sizinle olsun..

      Sil
    3. İyi dilekleriniz için teşekkür ederim. Şans hepimizin olsun 😊 yazılarınızı bekliyor olacağım...

      Sil
  4. Mutlu yıllar, aramızda ilk sen girdin sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Size de mutlu yıllar:)
      Evet o an aramızdaki zaman farkı hiç olmadığı kadar çok açıldı:)

      Sil
  5. Merhabalar bende göç etmeyi düşünüyorum ve ben yazınız okudum ve size sormak istediğim bir kaç soru var.Öncelikle vize işlemleriniz nasıl gerçekleşti yani bir kurumlamı başvurdunuz veya tek başınıza mı ve ayrıca vize alırken göçmen olarak mı başvurdunuz.Diğer bir sorum da nasıl iş buldunuz süreç zormu idi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, Cuma günü bu sorularınızın tamamının cevaplarını içeren bir yazı yayınlayacağım, eğer ki hala aklınızda soru işaretleri kalırsa seve seve yardımcı olmaya çalışırım:) Sevgiler..

      Sil
  6. Neyseki ağlatmayan aksine güldüren bir yazı oldu. 2017 var nice milenyum seneleri orada size ve biz gelecek olanlara nice güzellikler getirsin. Dün okuduğum yazındaki ev arama sitesi cidden çok işime yaradı Uzaktaki Minik Kız... Artık daha rahatı.Maddi plan yaparken 10 aylık ortalama kira param hazırmış meğersem :) :) :) Umarım her şey güzel olacak...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok mutlu oldum yazımın işe yaramasına ve paranızın bu meblağları karşılamasına:) Umarım 2018'e siz de Sydney'de girersiniz... Her şey güzel olacak, buna inanmakla başlayın derim ben:)

      Sil
    2. Evet fiyatlar hakkında sayenizde siteden genel izlenimi edindim. Bu çok ama çok iyi oldu. Aklımı kurcalıyordu sürekli zaten bu konu... şimdi ise gelince iş konusundaki alternatiflerimi artırıyorum. Size bir sorum olacak. Sıfır deneyimle geleceğim için sizce mühendis olarak stajyer tarzı da olsa bir şans elde edilebilir mi?

      Sil
  7. Ben yeni mezun mühendis vizesiyle staj ayarlayabileceğinizi düşünüyorum pek çok staj ilanı görüyorum baktığımda.

    YanıtlaSil